Doğru oyuncak seçiminin aslında hayati önemde olduğunu bu yazımızı okuyunca anlayacaksınız.

Oyuncaklar günümüzde çok çeşitli. Farklı maddelerden yapılmış, farklı renklerde ve farklı özellikte olabilirler. Ancak en iyi oyuncak, çocuğun tekrar tekrar oynamak isteyeceği ve her defasında ona daha çok oyun ve daha fazla haz veren oyuncaktır.

Oyuncak çocukta merak uyandırmalı, kasları çalıştırmalı, girişimciliği ve düş gücünü arttırmalı, çocuğu problem çözmeye yönlendirmelidir. Oyuncak seçiminde öncelikle göz önüne alınan etken, çocuğun yaşıdır. Çok küçük çocuklar, renkli bir çıngırak gibi, tüm duyularını uyaran oyuncaklardan hoşlanırlar ve bu oyuncaklar onların tam olgunlaşmamış duyularının gelişimine önemli katkıda bulunur.

Yeni yürümeye başlayan çocuklar, farklı şekil ve boyutlardaki küpleri yerleştirme çıkarma oyunlarını severler. İki yaşlarındaki çocuklar, yeni kazanmakta oldukları bilek çevirme yeteneğini kullanıp, geliştirebilecekleri basit logoları diğer oyuncaklara yeğlerler.

Okul öncesi evreye ulaşan çocuklar ise, yaratıcı yönlerini destekleyen her türlü nesneden ve resim yapmaktan hoşlanırlar. Boyama ve çizme yaratıcılığı özendirir. Bu açıdan bakıldığında görülür ki çocuk, içinde bulunduğu yaş döneminde edindiği becerileri geliştirecek olan, oyuncaklara doğal olarak daha eğilimlidir. Çünkü aslında her yeni edindiği beceri, onun için bir oyundur.

Yaş grubu sadece çocuğun ne oynayacağını değil aynı zamanda nasıl oynayacağını da belirler. Bir-iki yaşlarında tek başına oynayan, diğer çocukları seyreden çocuklar iki-üç yaşına geldiklerinde yan yana ve kendi oyuncaklarıyla ya da oyuncaklarını paylaşarak oynarlar. Üç-dört yaşlarındaki çocuklar ise öykünme ve düş gücünü gösteren evcilik, doktorculuk veya kovboyculuğu yeğlerler. Dört-beş yaşlarında oyunda işbirliğini keşfeden çocuk beş-altı yaşında tüm bu oyun deneyimini belirli kurallar üzerine oturtur.

oyuncak

Yine dört-sekiz yaşındaki çocuklar oyun ve oyun arkadaşı seçiminde cinsiyet farklılıklarını gözeterek davranırlar. Basit ama eğlendirici oyuncaklar, yaratıcı ve aktif bir uyarı olanağı sağlar. Örneğin evde bulunan kaplar, makaralar ve hamurların tümü, çocuğa istediği gibi şekillendirebileceği bir oyun ortamı sağlar. Çocuk, bu ortamda aslında kendi kişiliğini biçimlendirir. Su, kum, toprak, çamur ve boyalar çocuğun dış dünyayı tanımasına ve deneyim kazanmasına neden olur. Bunlardan çamur, çocuğun yaratıcı yeteneğini geliştirerek kendini yönetme becerisi geliştirmesini sağlar. Bunlara diğer bir örnek olan bebekler ve bebek elbiseleri çocuğun hayal gücünü geliştirir.

Giysiler ve giyinmek de evde bulunan, çocuğun yaratıcılığını olduğu gibi, kendine güvenini de artıran bir oyundur. Farklı giysileri deneyen çocuk, aslında o giysileri giyerek kafasında canlandırdığı kişi olmayı, bunun nasıl bir duygu olduğunu öğrenir.

Çocuk büyüdükçe, oyuncak olarak kullanabileceği araç-gereçler de çeşitlenir. Örneğin kitaplar ve okuma, çocuğun sevdiği ve ilgi duyduğu konulardan seçilince, onun için en haz verici oyuncak ve oyunlardır. Ayrıca okuduğu kitaptaki olayı veya kişileri çizime dökmek, çocuğa bazı şeyleri kafasında canlandırmayı öğretirken, belleğini de güçlendirir. Yine çocuğu sevdiği konularda konuşmaya özendirmek, onun dil hazinesini arttıracağı gibi, konuşma yeteneğini de güçlendirir.

cocuk-oyuncak

Oyun, çocuğa yaşam deneyimi sağlar. Bu deneyim, çocuğun kendini farklı durumlara uyarlamasına yardımcı olur. Ancak her oyun ve oyuncağın beraberinde getirdiği deneyim olumlu değildir. Bu bizi oyuncağın, şiddete götürüp götürmediği tartışmasına sürükler. Oyuncak, firmalarınca da desteklenen birçok araştırma sonucunda varılan sonuç, oyuncağın değil, erişkinlerin o oyuncağa yaklaşım ve tutumunun çocuğu şiddete yönelttiğidir. Ancak birçok başka araştırmacı, şiddet araçlarını simgeleyen oyuncakların, kendi başlarına çocukları etkilediğini savunmaktadır. Yeni oyuncak almak çocukları mutlu eder. Ancak önemli olan yeni oyuncak almak değil, elinde olan oyuncakların onun dikkatini çekmesini sağlamaktır. Düzenli bir biçimde dizilmiş ve çocuğun ilgisini çekecek şekilde düzenlenmiş bir oyun odası, onun algı sistemini hep canlı tutacak ve duyularını sistemli ve sürekli bir biçimde uyaracaktır. Ancak bu düzen çocuğun odasındaki özgürlüğünü engellememeli; kendi dünyasını yaratmasına sınır koymamalıdır.

oyuncak 3

Oyuncak, yalnızca çocuğu kendi dünyasını yaratmaya yöneltmekle kalmayıp, anne ve babanın bu farklı yaşama katılmalarını sağlayan bir kap. Beraber oyun oynayan anne-baba ve çocuk arasında, günlük aktiviteler dışında bir iletişim oluşur. Anne ve baba, artık çocuk için birer oyun arkadaşıdır. Bu, birbirlerini daha iyi anlamalarını sağlar. Çünkü çocuk, bebeklerini konuştururken aslında kendi dilini kullanmaktadır. Çocuğunu tanımanın dışında oyun, anne ve babaya onu eğitme olanağı da sağlar. Temel sağlık alışkanlıkları, bu oyunlar aracılığı ile verilir. Tuvalete gidince elini yıkayan bir bebeği konuştururken anne, çocuğa çok daha kolay kabul edilebilir bir mesaj vermektedir. Bir annenin çocuğuna oyuncak seçerken, göz önüne aldığı birçok etken vardır. Bunlar arasında bütçesine uygun olanlar ön sırayı alacaktır. Ayrıca her çocuğun yaşına göre gelişimine katkıda bulunan oyuncak farklıdır. Çocuğa özgürce dağıtabileceği, birleştirebileceği bir oyun odası verilebilmeli ve özgürce kendini anlatabilmesine olanak sağlanmalıdır. Bunun sonucunda çocuk, kendi eşyalarını organize edebilmeyi öğrenecektir. Çözemediği zamanlarda çocuğa yardımcı olup yol gösterilmeli ancak, kesinlikle bu onun düzenini biçimleyerek yapılmamalıdır.

Sağlık Bakanlığınca 2002 yılında “Oyuncaklar Hakkında Yönetmelik” hazırlanarak oyuncakların sağlık ve çevre korunması açısından sahip olması gereken asgari güvenlik koşullarının sağlanmasına yönelik ilkeler belirlenmiştir. Oyuncağın kullanımıyla bağlantılı riskler ve bunlardan korunma yollarını oyuncakların üzerinde belirtilme yoluyla bakıcıların uyarılması bu ilkelerden biridir.

Oyuncakların bazı özellikleri de sağlık açısından izlenmeli ve bakıcılar tarafından dikkate alınmalıdır. Bunlardan biri oyuncağın fiziksel ve mekanik özellikleridir. Oyuncak ve parçalar sağlam ve zorlamalara dayanıklı olmalı; kenarları, çıkıntıları, fiziksel yaralanmaları en aza indirecek şekilde tasarlanmalıdır. Oyuncaklar ve parçaları boğulma riski taşımamalı; üç yaşından küçük çocukların kullanacağı oyuncakların parçaları aspire edilebilecek boyutlarda olmamalıdır. Yönetmelikte de anlatıldığı üzere oyuncaklar, yanmaya neden olabilecek durumlar oluştuğunda kolay tutuşmayan, yavaş yanan maddelerden oluşmalıdır. Benzer şekilde oyuncak yutma, solumaya da mukozal temas durumunda yaralanma oluşturmayacak bir maddeden üretilmelidir; kullanımı sonucunda bazı maddelerin çözünebilir zehirli bileşenlerinin vücuttaki düzeyleri bir günde yönetmelikte belirtilen düzeyi geçmemelidir. Oyuncağı satın alırken ve kullanırken özen gösterilecek diğer özellikler ise elektriksel gerilimin 24 voltu geçmemesi ve iletken maddeler ile birlikte elektrik şokuna neden olabilecek parçalar uygun şekilde yalıtılmasıdır. Radyoaktif maddeler ise sağlığa zararlı olacak şekilde yapıya katılmamalıdır. Ek olarak oyuncağın hijyen ve temizlik şartları iyileştirilmelidir. Oyuncakların mikrobiyal taşıyıcı ortam oluşturabileceği akılda tutularak temizliklerine özen gösterilmelidir. Bunu sağlamanın en iyi ve ucuz yolunun da çocuklara el yıkama alışkanlığının kazandırılması olduğu unutulmamalıdır.

Oyuncak sağlığı açısından değinilmesi gereken diğer bir konu oyunun mekânıdır. Günümüz şehir yaşamında kalabalık caddelerdeki apartman binalarına sıkışıp kalan çocuğa oyun sırasında temiz hava alma ve doğanın içinde olma olanağı sağlanmalıdır. Bu evin yakınındaki parkta bisiklete binmek ya da hafta sonu ormanlık bir alanda ip atlamak olabilir. Ev dışındaki her oyun çocuğa yaşıtları ile iletişim kurma olanağı da sağlayacaktır. Çocuğun psikolojik gelişiminde önemli bir yapı taşı olan paylaşmayı öğrenmesine de olanak sağlayan bu durum ortak kullanılan oyuncakların hijyeninin sağlanması açısından ebeveyne ek görevler yükler. Tüm bu noktalara ek olarak hastaneler ve kreşler gibi toplu yaşanan yerlerdeki oyuncakların çocuklara oluşturduğu enfeksiyon tehlikesi lokal olarak araştırılması gereken bir diğer noktadır. Birçok çocuğun ortak kullandığı bu oyuncaklar mikrobial enfeksiyonların taşınmasında önemli etkenler olabilmektedirler.

oyuncak 4

Kaynak: ADÜ Tıp Fakültesi Dergisi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2016 Agucuk.net, 90Pixel projesidir.