Küçük Yalancı

Bir varmış Bir Yokmuş

Ülkelerden birinde durmadan yalan söyleyen bir çocuk varmış. Bu çocuk sürekli yalan söylediği için ülkedeki kimse onu sevmezmiş. Ondan söz edilecek olursa “Şu yalancı çocuk mu? Hani hep yalan söyleyen?” derlermiş.

Böyle yalancı tanınmak çok kötü şeydir. Çünkü arada bir doğru söyleyecek olsanız bile kimse size inanmaz.

İşte bizim küçük yalancının başına da böyle bir felaket gelmiş.

Bir gün annesi küçük yalancıyı evde bırakıp, çarşıya gitmiş ama giderken de sıkı sıkı tembih etmiş:

– Aman yavrum, sakın yaramazlık yapma! Ben dönünceye kadar uslu uslu otur, demiş.

Küçük yalancı uslu oturacağına söz vermiş. Vermiş ama onun sözüne güvenilir mi hiç?

Annesi kapıyı kapar kapamaz küçük yalancı bulduğu bir kibritle oynamaya başlamış. Kibriti önce yakıyor sonra üflüyor ve sonra yenisini yakıyor, bunu sürekli tekrar ediyormuş ve çok eğleniyormuş. İşte ne olduysa o anda olmuş,yalancı çocuk yanan kibriti söndüremeden perde tutuşmuş. Alev alev yanmaya başlamış

Küçük yalancı çok korkmuş. Evin yandığını görünce hemen sokağa çıkıp “Koşun! Evimiz yanıyor! Yangın çıktı!” diye bağırmaya başlamış.

Bağırmış çağırmış ama kimse ona inanmamış.

Komşular “Yine yalan söylüyorsun. Yalan söylemeye utanmıyor musun? Hadi oradan! Yalancı çocuk!”gibi sözler etmişler.

Yalancı çocuk “Bu kez doğru söylüyorum. Evimiz gerçekten yanıyor!” dediyse de boşuna uğraşmış. Kimse ona inanmıyor, sözünü dinlemiyormuş.

Şans eseri annesi çarşıdan çabuk dönmüş ve itfaiyeye haber vermiş.İtfaiye geldikten sonra yangın hemen söndürülmüş.

Bu olay küçük yalancıya iyi bir ders olmuş. İnsanların kendisine güvenebilmesi için her zaman doğruyu söylemesi gerektiğini anlamış. O günden beri hiç yalan söylememiş.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir